تاج الشريعة

Tâcü’ş-Şerîa Müftü Muhammed Ahter Rıza Han el-Ezherî

Bareilly · h. 1361–1439 / m. 1942–2018

Hindistan Büyük Müftüsü ve Kâdılkudât’ı, yani Hindistan Başkadısı; İmam Ahmed Rıza Han’ın torununun oğlu, Müftî-i Âzam-ı Hind’in vârisi; fakih, müderris ve milyonlarca kişinin mürşidi.

Bareilly, 1361/1942

Soyu ve ilk yılları

14 Zilkade 1361 Salı, 23 Kasım 1942’de Bareilly’de doğdu. Hem baba hem anne tarafından İmam Ahmed Rıza Han el-Hanefî el-Kâdirî’nin رحمه الله torununun oğluydu.1

Babası, “Cîlânî Miyan” diye tanınan Müfessir-i Âzam Mevlânâ İbrahim Rıza Han رحمه الله, İmam Ahmed Rıza Han’ın büyük oğlu Hüccetü’l-İslâm Mevlânâ Hâmid Rıza Han’ın رحمه الله oğluydu. Annesi ise İmam Ahmed Rıza’nın küçük oğlu Müftî-i Âzam-ı Hind Mevlânâ Mustafa Rıza Han’ın رحمه الله kızıydı.2

İmam Ahmed Rıza Han’a uzanan nesebi
İmam Ahmed Rıza Hanh. 1272–1340 / m. 1856–1921

Baba tarafı

Hüccetü’l-İslâmHâmid Rıza Hanİmam Ahmed Rıza Han’ın büyük oğlu · h. 1292–1362
Müfessir-i Âzamİbrahim Rıza HanCîlânî Miyan, babası · h. 1325–1385

Anne tarafı

Müftî-i Âzam-ı HindMustafa Rıza Hanİmam Ahmed Rıza Han’ın küçük oğlu; dedesi ve şeyhi · h. 1310–1402
AnnesiMüftî-i Âzam-ı Hind’in kızı
Tâcü’ş-ŞerîaMuhammed Ahter Rıza Hanh. 1361–1439 / m. 1942–2018

ذُرِّيَّةَۢ بَعۡضُهَا مِنۢ بَعۡضٖۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ٣٤

“Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir.”

Kur’an, Âl-i İmrân 3:34 (Elmalılı Hamdi Yazır meali)

Ailesinin medresesi olan Dârululûm Manzar-ı İslâm’da okudu. Burada Mısırlı bir hoca, Şeyh Abdüttevvâb el-Mısrî, ona Arapça öğretti ve onu Ezher’e gitmeye teşvik etti.3 1963’te Ezher’e, Usûlüddin Fakültesi’ne gitti ve 1386/1966’da tefsir ve hadis alanında mezun oldu.4 Ezher’in adı onunla kaldı: Bareilly’de bugün de “Ezherî Miyan” diye anılır.

Dedesi onu çocukken Kâdirî tarikatına intisap ettirmişti. 15 Ocak 1962’de, birkaç bin kişilik bir topluluğun önünde, Müftî-i Âzam-ı Hind onun iki elini kendi elleri arasına aldı ve ona Kâdirî, Sühreverdî, Nakşibendî ve Çiştî yollarında, kendi hadis senetleri ve Delâilü’l-Hayrât da dahil bütün evrâdıyla birlikte hilâfet verdi. Kendisinden sonra yerine kimin geçeceği sorulduğunda “Bu çocuğa büyük ümitler bağlanmıştır” dedi. Daha sonra da “Ahter Miyan’ı halifem yapıyorum” diye yazdı.5

  • Ne aldıysam Huzur Müftî-i Âzam’ın sohbetinden aldım. Onun sohbetinde geçen bir saat, yıllarca çekilen zahmetten daha ağır basardı.

    Tâcü’ş-Şerîa, dedesi hakkında · Sawāniĥ-e Tāj al-Sharīʿah, s. 49

Bareilly, 1967–2018

Fetvaları, kadılığı ve tedrisatı

Fetva vermek, hayatının başlıca işiydi. Elli yıl boyunca Hint altkıtasının her yanından ve ötesinden Sünnîlerin soruları Bareilly’deki Merkezî Dârulifta’ya (Markazi Dar al-Ifta) geldi; o da bunları soruldukları dilde cevapladı.6

  • 10ciltte Urduca fetvaları
  • 3fetva verdiği dil: Urduca, Arapça ve İngilizce
  • 1967ilk fetvasını yazdığı yıl

Müftî-i Âzam-ı Hind 1981’de vefat ettikten sonra, ona gelen sorular torununa gelmeye başladı. Yaklaşık on müftüden oluşan bir heyet cevapların müsveddesini hazırlıyor; o her birini dinliyor, düzeltiyor ve mührünü basıyordu. Urduca fetvaları Fetâvâ-yı Tâcü’ş-Şerîa’nın on cildini doldurur;7 İngilizce fetvaları Ezherü’l-Fetâvâ Durban’da on kez basılmıştır;8 çoğu âlimlere ve Arap soru sahiplerine verilmiş Arapça cevapları ise el-Atâya’r-Rızviyye adıyla bir araya getirilmiştir.9

2006’da Kâdılkudât fi’l-Hind, yani Hindistan Başkadısı olarak tayin edildi;10 İslâm dünyasında Hindistan Büyük Müftüsü olarak tanındı.11 Etkili Müslümanlar hakkında her yıl yayımlanan The Muslim 500, 2016’da onu 25. sıraya yerleştirdi.12

Tedrisat ve irşad

Ömrünün son yıllarında da perşembe günleri son sınıf öğrencilerine Sahîh-i Buhârî okutmaya devam etti; akşam namazından sonra da Ezherî misafirhanesinin salonunda herkese açık soru-cevap meclisleri yaptı.13 Yıllarca Bareilly Eidgâhı’nda bayram namazını kıldırdı; bütün şehir orada onun arkasında namaz kılardı.14 29 Mayıs 2000’de, Müftî-i Âzam-ı Hind’in arzu ettiği Sünnî üniversite olan Jamiatur Raza’yı kurdu.

Onu sevenlerin çoğu için o, her şeyden önce mürşidleriydi. Her kıtada müridleri on milyonlarla, halifeleri yüzlerle, talebeleri binlerle sayılırdı.15

Günlük düzeni

Bürde’yi ve Delâilü’l-Hayrât’ı ezbere bilirdi. Gençliğinden beri günlük virdi, sabah namazından sonra güneş doğana kadar Bürde’nin tamamı, ikindi namazından sonra da Delâilü’l-Hayrât’tan bir bölümdü.16 Son yıllarında gözleri zayıfladı ve artık okuyup yazamaz oldu. Kitaplar ona yüksek sesle okunurdu; o dinler, fetvalarını ve tercümelerini çoğu zaman gece geç saatlere kadar yazdırırdı.17

Bareilly ve Mekke, 1975–1987

Hükümlerindeki sebatı

Hiçbir hükûmet için bir fetvasını değiştirmez, hiçbir hükûmetten de makam kabul etmezdi.18

Hindistan hükûmeti Olağanüstü Hal döneminde zorla kısırlaştırma uygularken o bunun haram olduğunu ilan etti ve hükûmet baskı yaptığında fetvasını geri almayı reddetti. 1989’da Uttar Pradeş Valisi, eyaletin Yasama Konseyi’nde bir üyelik teklif etmek üzere evine geldi; o bunu kabul etmedi.

1986’da hac sırasında Mekke’de tutuklandı. 13 Ağustos sabahı saat üçte Suudi polisi ve gizli polis Mekke’de kaldığı yere geldi; eşini banyoya kilitledi, ona tabanca doğrulttu ve kitaplarını aldı: Seyyid Alevî el-Mâlikî’nin hediye ettiği kitapları, İmam Ahmed Rıza Han’ın eserlerini ve Delâilü’l-Hayrât’ını. Günlerce ona neden Harem imamlarından ayrı namaz kıldığını, Peygamber Efendimiz ﷺ hakkında neye inandığını ve “Berelvî”nin ne anlama geldiğini sordular. O her soruyu açıkça cevapladı. On bir gün tutuldu, suçu kendisine hiç bildirilmedi ve Medine’yi ziyaret edemeden, kelepçeli olarak Cidde üzerinden memleketine gönderildi.19

Ardından Bombay’da, Londra’da ve Pakistan’da protestolar yapıldı. 21 Mayıs 1987’de Suudi büyükelçisi Bareilly’de onu telefonla arayarak Medine için özel bir vize verildiğini bildirdi ve “geçmişteki meseleler için sizden özür dileriz” dedi.20 O zamana kadar Medine’den uzak tutulan Tâcü’ş-Şerîa şöyle yazmıştı:

  • داغِ فرقتِ طیبہ قلبِ مضمحل جاتا، کاش گنبدِ خضرا دیکھنے کو مل جاتا

    Tayyibe’den ayrılığın yarası bu bitkin kalpten silinirdi; keşke Yeşil Kubbe’yi görmek nasip olsaydı.

    Tâcü’ş-Şerîa, Şubat 1987 tarihli bir na’t · Diyār-e Árab, s. 6, çeviri bize ait

Kahire · Şam · Bağdat

Arap dünyası âlimleriyle ilişkileri

Ezher’de okumuştu; Arapçayı rahatlıkla yazar ve konuşurdu. Kahire, Şam ve Bağdat âlimleri onu hürmetle karşıladılar. Bağdat’taki profesörler onun Ezher’de edindiği ilmi övdüklerinde şöyle cevap verdi: “Ezherî olmakla iftihar etmem; benim iftiharım Kâdirî olmaktır.”21

Mayıs 2009’da, kırk üç yıl sonra ilk kez Ezher’e döndü. Şeyhülezher Muhammed Seyyid Tantâvî ve üniversitenin rektörü Dr. Ahmed et-Tayyib ile görüştü; Ezher de onu şeref kalkanı ed-dir‘u’l-fahrî ile onurlandırdı.22 Ezher’in kendi gazetesi Savtü’l-Ezher, onun öğrencilere yaptığı konuşmayı «مفتي الهند في ندوة ثقافية» (“Hindistan Müftüsü bir kültür seminerinde”) başlığıyla haber yaptı.23

Şam’da, Ağustos 2008’de ve 2009 baharında yeniden, şehrin müftüsü, hatibi ve büyük âlimleri onun şerefine yemekler verdiler ve ondan hadis senetlerini istediler. Şeyh Muhammed Saîd Ramazan el-Bûtî’yi ve Şeyh Ebü’l-Hüdâ el-Ya‘kûbî’yi ziyaret etti; Humus’ta başkadı ondan icâzet aldı ve Hâlid b. Velîd Camii’nde namazı kıldırmasını istedi.24 Bağdat’ta, yolunu takip ettiği Gavs-ı Âzam Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî’nin رحمه الله türbesini ziyaret etti; Abu Dabi’de Habîb Ali el-Cifrî’nin misafiri oldu; 2014’te İstanbul’a geldi.25

Mekke muhaddisi Seyyid Muhammed b. Alevî el-Mâlikî, Rebîülevvel 1425’te (Nisan 2004) Bareilly’ye geldi. Onun Sahîh-i Buhârî üzerine yazdığı Arapça hâşiyeyi okuyunca, orada bulunanların önünde onu “Hanefî muhaddis” diye niteledi.26 Şam müftüsü de urs (vefat yıldönümü anması) için geldi; daha sonra orada gördüğü kalabalıklar hakkında, Hindistan halkının şeyhlerine hâlâ böylesine bağlı olduğunu görmenin kalbini sevindirdiğini söyledi.27

  • نحن قادريون مشرباً، وماتريديون عقيدةً، وحنفيون مذهباً

    Biz meşrep olarak Kâdirî, akide olarak Mâtürîdî, mezhep olarak Hanefîyiz.

    Tâcü’ş-Şerîa, Ezher Davet Fakültesi’nde, Mayıs 2009 · Diyār-e Árab, s. 25, çeviri bize ait

  • أختر سيدنا وابن سيدنا

    Ahter efendimizdir ve efendimizin oğludur.

    Şam hatibi, Tâcü’ş-Şerîa kasidesini okurken, Ağustos 2008 · Diyār-e Árab, s. 16, çeviri bize ait

  • Şeyh Şam’a ilk geldiğinde onu duydum ve ziyaret etmek istedim. Bazı kimseler beni bundan alıkoymak istedi, fakat onunla görüşmeye gittim ve ilk bakışta Allah bana onun ehlullahtan olduğunu idrak ettirdi.

    Şeyh Abdülfettâh el-Bezm, Şam müftüsü, Cidde, 2009; onu dinleyen birinin aktardığına göre · Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah

Arap dünyasına ve İstanbul’a seyahatleri
Bareilly: 1942’de burada doğdu; burada Manzar-ı İslâm’da ders verdi ve Jamiatur Raza’yı kurdu; burada defnedildi. Kahire: 1963–66’da Ezher’de öğrenci; Mayıs 2009’da orada onurlandırıldı. Şam: Ağustos 2008 ve 2009 baharı. Bağdat: Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî türbesinde, 1982 ve 2002. Mekke: 1983–2010 arasında altı kez hac. Abu Dabi: Habîb Ali el-Cifrî’nin misafiri, 2010. İstanbul: Eylül 2014.BareillyKahireŞamBağdatMekkeAbu Dabiİstanbul
  • Bareilly 1942’de burada doğdu; burada Manzar-ı İslâm’da ders verdi ve Jamiatur Raza’yı kurdu; burada defnedildi.
  • Kahire 1963–66’da Ezher’de öğrenci; Mayıs 2009’da orada onurlandırıldı.
  • Şam Ağustos 2008 ve 2009 baharı.
  • Bağdat Şeyh Abdülkâdir-i Geylânî türbesinde, 1982 ve 2002.
  • Mekke 1983–2010 arasında altı kez hac.
  • Abu Dabi Habîb Ali el-Cifrî’nin misafiri, 2010.
  • İstanbul Eylül 2014.

Âlimlerin şehadetleri

  • فقدت الأمة علمًا من أعلام الهدى وهو مفتي الهند الأعظم الفقيه المُحدِّث شيخنا تاج الشريعة محمد أختر رضا خان الحنفي القادري الأزهري

    “Ümmet, hidayet sancaklarından birini kaybetti: Hindistan Büyük Müftüsü, fakih ve muhaddis şeyhimiz Tâcü’ş-Şerîa Muhammed Ahter Rıza Han el-Hanefî el-Kâdirî el-Ezherî.”

    Habîb Ali el-CifrîAbu Dabi, vefatı üzerine, 2018Taziye mesajı, Temmuz 2018
  • فوجدته كتاباً حوى في التحقيق أعلاه، ومن التدقيق أسماه، جمع مع دسومة المادة العلمية حسن التعبير، وجزالة اللفظ، فكان نبراساً مشعاً لمن قرأه، ودليلاً واضحاً لمن قصده

    “Peygamber Efendimiz’in ﷺ nesebine dair incelemesi hakkında: Onu, tahkikin en yükseğine ve tedkikin en yücesine ulaşmış; zengin ilmî muhtevayla birlikte güzel ifadeyi ve sağlam üslubu bir araya getirmiş bir kitap buldum. Okuyan için ışık saçan bir kandil, ona yönelen için açık bir rehber oldu.”

    Şeyh Cemâl Abdülkerîm ed-DebbânIrak müftüsü, Bağdat, 1427/2006Shumūl al-Islām, s. 116–117
  • نظرت إلى وجه الشيخ الكبير محمد أختر والبهاء يكسوه، والسكينة والوقار يجللانه، واستمعتُ إلى كلماته -بلغةٍ عربيةٍ صحيحةٍ- تخرج من فمه في قوةٍ وثقةٍ تصدح بالحق المبين، فوجدتني أقول: سبحان الله! ذرّيّة بعضها من بعض

    “Büyük şeyh Muhammed Ahter’in yüzüne baktım; yüzünü bir aydınlık kaplamış, sekînet ve vakar onu kuşatmıştı. Ağzından doğru bir Arapçayla, güç ve güvenle çıkan, apaçık hakkı yüksek sesle dile getiren sözlerini dinledim ve kendimi şöyle derken buldum: Sübhânallah! ‘Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir.’”

    Muhammed Hâlid SâbitYazar ve yayıncı, Kahire, 2009Inşāf al-Imām, s. 115
  • لقد أخذ العلم عن شيوخ عصره وكان رضي الله عنه صدّاعاً بالحق لا يخاف في الله لومة لائم

    “İlmi asrının şeyhlerinden aldı; hakkı açıkça söyleyen, Allah yolunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmayan biriydi.”

    Seyyid Abdülazîz el-Hatîb el-HasenîŞam hatibi, vefatı üzerine, 2018Taziye mesajı, Temmuz 2018
  • ولا زلت كما مرّ أسلافك الكرام منارات اهتداء، وأسنّة مشرعة في الدفاع عن حصن الشريعة الغرّاء بكل عزة وشموخ وكبرياء

    “Değerli selefleriniz nasıl idiyse, siz de öylece bir hidayet minaresi ve parlak şeriatın kalesini savunmak için kaldırılmış bir mızrak olmaya devam ediyorsunuz; bütün izzet, vakar ve onurla.”

    Şeyh Abdülcelîl el-Atâ el-BekrîMuhaddis, Şam, 2009Arapça el-Emn ve’l-Ulâ neşrine yazdığı takriz (Şam, 2009)
  • إنني ما رأيت مؤلفاً نسج على منواله، ولا كتاباً حوى بديع خصاله

    “İmam Ahmed Rıza Han’ın el-Hâdi’l-Kâf adlı eserinin Arapça neşri hakkında: Onun tarzında dokunmuş bir eser, onun eşsiz özelliklerini kendinde toplayan bir kitap görmedim.”

    Şeyh Mahmûd el-Hût en-NebhânîHalep, 2009al-Hād al-Kāf (Damascus–Beirut, 2009), s. 244–245
  • فوجدته فريداً في بابه، يغني عن تطلابه، ثقيل المضمون … دقيق المباحث، طويل النقول، يتعرض للعويصات والمشكلات. فبالجملة: إن الكتاب له قيمة علمية راقية

    “Aynı kitap hakkında: Onu alanında eşsiz, başka eserleri aramaya ihtiyaç bırakmayan, muhtevası ağır … bahisleri titiz, nakilleri bol, en çetin ve müşkil meseleleri ele alan bir eser buldum. Kısacası kitabın yüksek bir ilmî değeri vardır.”

    Seyyid Yûsuf el-Hâşimî el-HasenîBeyrut, 2009al-Hād al-Kāf (Damascus–Beirut, 2009), s. 139
  • ننعى إلى العالم الإسلامي شيخنا المجيز العلامة محمد أختر رضا خان الأزهري … عن عمر ناهز سبعين عاماً مليء بالفضل والخير والعطاء والعلم والتعليم والثناء العاطر والتربية القويمة والذكر النقي

    “Bize icâzet veren şeyhimiz Allâme Muhammed Ahter Rıza Han el-Ezherî’nin vefatını İslâm dünyasına bildiriyoruz … fazilet, hayır ve cömertlik, ilim ve tâlim, güzel bir nam, doğru bir terbiye ve saf bir zikirle dolu bir ömür.”

    Şeyh Hayr et-TarşânKâdirî-Şâzelî tarikatı, Şam, vefatı üzerine, 2018Taziye mesajı, Temmuz 2018
  • كان قد جاء إلى دمشق منذ ما يقارب عشر سنوات … فاتصل بي ودعاني في جمع من مشايخ دمشق، وقال لي: نقلتُ من كتابك «رفع الغاشية» ثماني صحيفات

    “Yaklaşık on yıl önce Şam’a gelmişti … Benimle irtibata geçti, beni Şam şeyhlerinden bir topluluğun arasına davet etti ve bana şöyle dedi: ‘Ref‘u’l-Gâşiye adlı kitabından sekiz sayfa naklettim.’”

    Şeyh Nidâl b. İbrâhim Âl ReşîŞam, vefatı üzerine, 2018Taziye mesajı, Temmuz 2018
  • قد كان حلقة الوصل بين علماء الهند وبين علماء العرب والمسلمين عامة، حيث نال الإجازة العلمية من سنده المبارك أغلب علماء المسلمين

    “O, Hindistan âlimleri ile Arap âlimleri ve genel olarak Müslüman âlimler arasındaki bağlantı halkasıydı; Müslüman âlimlerin çoğu onun mübarek senedinden ilmî icâzet almıştır.”

    Seyyid Ömer b. Selîm el-A‘zamî el-Hüseynîİmâm-ı Âzam Camii’nin eski hatibi, BağdatTaziye mesajı, Temmuz 2018
  • أحيا السنة وأمات البدعة وخدم الدين في هذا الزمان الغريب الفاسد … كان يعمر جميع أوقاته في الفكر والذكر والإفتاء

    “Sünneti ihya etti, bid‘ati ortadan kaldırdı ve bu garip ve bozuk zamanda dine hizmet etti … Bütün vakitlerini tefekkür, zikir ve fetva ile doldururdu.”

    Cübbeli Ahmet Hocaİstanbul; Şeyh Mahmud Efendi’nin talebesi, vefatı üzerine, 2018Arapça taziye mesajı, Temmuz 2018
  • وأسأل الله أن يمتع المسلمين -وخاصة أهل العلم- بكم وبعلومكم دائماً في مشارق الأرض ومغاربها

    “Allah’tan, Müslümanları, bilhassa ilim ehlini, yeryüzünün doğusunda ve batısında sizden ve ilimlerinizden daima faydalandırmasını dilerim.”

    Seyyid Abdullah b. Muhammed Fed‘ak el-HâşimîMekke, 1426/2005Shumūl al-Islām, s. 101

İstanbul

İstanbul ziyareti, Eylül 2014

Eyüp Sultan Camii, İstanbul. Fotoğraf: Ali Osman Dilekoğlu, CC BY-SA 4.0

Aynı yıl, daha önce Ramazan ayında, Medine’de Türk bir âlim onunla görüşmeye geldi: Şeyh Mahmud Efendi’nin talebesi ve halifesi Cübbeli Ahmet Hoca. Birkaç yıldır bir Türkiye ziyareti planlanıyordu; bu görüşme, ziyaretin düzenlenmesine vesile oldu. 7 Eylül 2014 akşamı, oğlu Kâid-i Millet Müftü Asjad Rıza Han حفظه الله ve küçük bir refakatçi heyetiyle İstanbul’a indi.28

Ertesi sabah Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin رضي الله عنه türbesine gitti. Türbe tamir için kapalı olduğundan selâmını verdi ve Fâtiha’yı dışarıda okudu. Kalabalıktaki insanlar onun kim olduğunu sormak için durmadılar; elini öpmek ve duasını istemek için öne çıktılar, esnaf da dükkânlarını bırakıp aynısını yaptı.29

İkinci gün Cübbeli Ahmet Hoca, İstanbul’un önde gelen âlimlerini onunla görüşmeleri için bir salonda topladı ve onlara İmam Ahmed Rıza Han’ı ve Tâcü’ş-Şerîa’yı Türkçe olarak tanıttı. Âlimler ona dört soru sordu: Müslümanları neyin birleştireceği, Müslümanların kendi aralarında nasıl yaşamaları gerektiği, zekât nisabının gram cinsinden miktarı ve yolcunun namazı kısalttığı mesafe. O her birine Kur’an’dan ve hadisten kısaca cevap verdi; toplantı Peygamber Efendimiz’e ﷺ salât ü selâm ve onun duasıyla sona erdi.30

  • Toplantının sonunda neredeyse hepsi hadis, tefsir, fıkıh vb. icâzetleri istedi. Hazret hepsine icâzet verdi ve bununla birlikte senetler (belgeler) de verdi.

    Kendisiyle birlikte bulunan Müftü Âşık Hüseyin Keşmîrî · Huzoor Taj al-Shari’ah’s Trip to Istanbul 2014, s. 3

Üçüncü gün Sultanahmet Camii’nde öğle namazını kıldıktan sonra oğlu onu tekerlekli sandalyesiyle Topkapı Sarayı’ndaki Peygamber Efendimiz’e ﷺ ait mukaddes emanetlerin arasında gezdirdi. Oradan, artık yaşlılık ve zayıflık sebebiyle evinden çıkamayan Şeyh Mahmud Efendi’yi ziyaret etmek üzere Anadolu yakasına geçtiler. İki şeyh musafaha edip karşılıklı oturdu; Cübbeli Ahmet Hoca her birine diğerini anlattı, onlar da birbirlerine dua ettiler.31

O akşam Cübbeli Ahmet Hoca, Tâcü’ş-Şerîa’nın refakatçilerine kabirlere secde etmenin hükmünü sordu. Onlar, İmam Ahmed Rıza Han’ın bu konudaki risâlesi ez-Zübdetü’z-Zekiyye’yi delil göstererek bunun haram olduğunu söylediler; Tâcü’ş-Şerîa da yanlarına geldiğinde onların cevabını Cübbeli Ahmet Hoca’ya teyit etti.32 Dört yıl sonra Cübbeli Ahmet Hoca, yukarıdaki şehadetler arasında yer alan kendi taziye mesajında onun hakkında şöyle dedi: “Sünneti ihya etti, bid‘ati ortadan kaldırdı ve dine hizmet etti.”

Eserleri

İslâmî ilimlerdeki çalışmaları

Muhaddis, fakih, müfessir ve muhakkikti; Urduca ve Arapça şiirler yazan bir şairdi. Elli yıl boyunca Urduca, Arapça ve İngilizce eserler verdi; talebeleri yaklaşık doksan eser saymıştır.33

  • 26Urduca kitap
  • 14Arapça kitap
  • 8İngilizce eser
Kutusu içinde on ciltlik Fetâvâ-yı Tâcü’ş-Şerîa: altın çerçeveli siyah ciltler; her birinin üzerinde altın bir taç ve kırmızı ile altın renginde başlık.
Fetâvâ-yı Tâcü’ş-Şerîa, on cilt hâlindeki Urduca fetvaları.

Hadiste, Sahîh-i Buhârî üzerine Arapça bir hâşiye yazdı (bu eser üzerine verdiği dersler Urduca olarak Minhatü’l-Bârî adıyla derlenmiştir) ve “Ashâbım yıldızlar gibidir” hadisi üzerine bir inceleme kaleme aldı. Tefsirde, Difâ‘-ı Kenzü’l-Îmân adlı eserinde İmam Ahmed Rıza Han’ın Kur’an mealini müdafaa etti ve Hz. İbrâhim’in عليه السلام babasının Âzer değil Târah olduğunu kaynaklardan ispat etti. Fıkıhta, fetvalarının yanı sıra hilâlin modern iletişim araçlarıyla tespiti ve resmin hükmü üzerine; akaidde Ebû Bekir ile Ömer’in efdaliyeti üzerine ve el-Berelviyye’ye reddiye olarak eserler yazdı; ayrıca Bürde’ye Arapça bir şerh yazdı. Arapça incelemelerinin birçoğu Kahire’de, İmam Ahmed Rıza’dan yaptığı tercümeler ise Şam’da yayımlandı.34 Tercümelerini yazdırarak yaptı. 2003’teki Sri Lanka yolculuğunda el-Mu‘tekadü’l-Müntekad’ı ve İmam Ahmed Rıza Han’ın ona yazdığı şerhi yolda ve havada Urducaya aktardı ve altı ayda tamamladı; İmam Ahmed Rıza’nın zayıf hadislere dair el-Hâdi’l-Kâf adlı eserinin Arapça neşri, Halep, Beyrut, Kuveyt ve Cidde âlimlerinin takrizleriyle 2009’da Şam’da ve Beyrut’ta yayımlandı.35

Arapça kitapları
  • es-Sahâbe Nücûmü’l-İhtidâKahire, 2009
  • Tahkîk enne Ebâ İbrâhîm Târah lâ ÂzerKahire, 2009
  • Seddü’l-MeşârîKahire, 2011
  • el-Hakku’l-Mübîn
  • Hakîkatü’l-Berelviyyeel-Berelviyye’ye reddiye
  • Şerhu Hadîsi’l-İhlâs
  • el-Ferde fî Şerhi’l-Bürde
  • Ta‘lîkâtü’l-Ezherî alâ Sahîhi’l-Buhârî

Kapaklar: muftiakhtarrazakhan.com.

Urduca kitapları
  • Âsâr-ı Kıyâmetkıyamet alâmetleri
  • Hicret-i Resûl ﷺhicret
  • Difâ‘-ı Kenzü’l-Îmânİmam Ahmed Rıza Han’ın Kur’an mealinin müdafaası
  • Minhatü’l-BârîSahîh-i Buhârî dersleri
  • EfdaliyyetEbû Bekir ve Ömer رضي الله عنهما
  • Hazret İbrâhîm ke VâlidHz. İbrâhim’in عليه السلام babası
  • Rü’yet-i Hilâlhilâlin modern iletişim araçlarıyla tespiti
  • Tasvîrôn kâ Şer‘î Hükmresmin hükmü

Kapaklar: muftiakhtarrazakhan.com.

Şiirleri

Allah’ı ve Resûlü’nü ﷺ medheden şiirleri

Şiirlerinin çoğu, Peygamber Efendimiz’i ﷺ öven Urduca, Arapça ve Farsça na’tlerdir. Şiirleri Sefîne-i Bahşiş (“Mağfiret Gemisi”) adlı eserde toplanmıştır.36

Şiirlerini Arap âlimleri arasında da okurdu. Nakledildiğine göre 2002’de Bağdat’ta üniversitede profesör olan Dr. Muhammed Ahmed Şehâze, onun beyitlerinin bazı Arap şairlerinin beyitlerinden daha güzel olduğunu söylemiştir.21 2008’de Şam’da şehrin âlimleri ondan Arapça Allâh, Allâh, Allâh kasidesini okumasını istediler; kasidenin son beytinde Şam hatibi “Ahter efendimizdir ve efendimizin oğludur” diye seslendi.24

سفینۂ بخششSefîne-i Bahşiş · Mağfiret Gemisi

  1. اللهُ اللهُ اللهُ

    ما لي رَبٌّ إلّا هُو

    Allah, Allah, Allah! O’ndan başka Rabbim yoktur.

  2. منور میری آنکھوں کو میرے شمس الضحیٰ کر دیں

    غموں کی دھوپ میں وہ سایۂ زلفِ دوتا کر دیں

    Kuşluk güneşim gözlerimi nurlandırsın; gamların yakıcı güneşinde zülüflerinin gölgesini üzerime salsın.

  3. زندگی یہ نہیں ہے کسی کے لئے

    زندگی ہے نبی کی نبی کے لئے

    Bu hayat başka kimse için değildir; hayat Nebî’nindir, Nebî içindir.

  4. بتانا تھا کہ نیچر ان کے زیرِ پا مسخر ہے

    بنا پتھر میں یوں نقشِ کفِ پا میرے سرور کا

    Tabiatın onun ayakları altında boyun eğdiğini göstermek içindi ki Efendimin mübarek ayak izi taşa böylece işlendi.

  5. مہ و خورشید و انجم میں چمک اپنی نہیں کچھ بھی

    اجالا ہے حقیقت میں انہیں کی پاک طلعت کا

    Ayda, güneşte ve yıldızlarda kendilerine ait hiçbir parıltı yoktur; o aydınlık, gerçekte onun pak yüzünün aydınlığıdır.

  6. جہاں بانی عطا کر دیں بھری جنت ہبہ کر دیں

    نبی مختارِ کل ہیں جس کو جو چاہیں عطا کر دیں

    Dünyanın hâkimiyetini bahşedebilir, koca cenneti hibe edebilir; Nebî ﷺ her işte yetki verilmiş olandır, dilediğine dilediğini bahşeder.

  7. داغِ عشقِ نبی لے چلو قبر میں

    ہے چراغِ لحد روشنی کے لئے

    Nebî’nin ﷺ aşkının yarasını kabre götürün; o, aydınlık için kabrin kandilidir.

  8. کعبے کو کس نے بنایا قبلہ

    کعبے کا کعبہ روئے محمد صلی اللہ علیہ وسلم

    Kâbe’yi kim kıble yaptı? Kâbe’nin Kâbe’si, Muhammed’in ﷺ yüzüdür.

  9. ربِّ سلّم وہ فرمانے والے ملے کیوں ستاتے ہیں اے دل تجھے وسوسے

    پل سے گزریں گے ہم وجد کرتے ہوئے کون کہتا ہے پاؤں پھسل جائے گا

    “Rabbim, selâmete erdir” diyeni bulduk; ey gönül, vesveseler seni neden üzüyor? Sırat köprüsünden vecd içinde geçeceğiz; kim diyor ki ayak kayacak?

  10. مدینہ آگیا اب دیر کیا ہے صرف اتنی سی

    تو خالی کر یہ دل کا گھر مدینہ آنے والا ہے

    Medine geldi; artık ne kadar gecikme kaldı ki? Yalnızca şu kadar: Gönül evini boşalt, Medine gelmek üzere.

  11. الٰہی! وہ مدینہ کیسی بستی ہے دکھا دینا

    جہاں رحمت برستی ہے، جہاں رحمت ہی رحمت ہے

    Allah’ım! Medine nasıl bir beldedir, bana göster; orada rahmet yağar, orada rahmetten başka bir şey yoktur.

  12. ان پہ مرنا ہے دوامِ زندگی

    موت سے پھر کیوں نہ الفت کیجئے

    Onun uğrunda ölmek, hayatın devamıdır; öyleyse ölümü neden sevmeyelim?

  13. تاروں کی انجمن میں یہ بات ہو رہی ہے

    مرکز تجلیوں کا خاکِ درِ نبی ہے

    Yıldızların meclisinde şu söz konuşuluyor: Tecellilerin merkezi, Nebî’nin kapısının toprağıdır.

  14. إنّ النِّعمةَ أحمدُنا

    اللهُ إلينا أهداهُ

    Şüphesiz asıl nimet Ahmed’imizdir ﷺ; Allah onu bize hediye etti.

  15. نبی سے ہو جو بیگانہ اسے دل سے جدا کر دیں

    پدر، مادر، برادر، مال و جاں ان پر فدا کر دیں

    Nebî’ye yabancı olanı gönülden çıkarın; babayı, anneyi, kardeşi, malı ve canı ona feda edin.

  16. تاج کو کاسہ بنا کر تاجور کہتے ہیں یوں

    ان کے در کی بھیک اچھی، سروری اچھی نہیں

    Taç sahipleri taçlarını dilenci çanağı yapıp şöyle der: Onun kapısının sadakası iyidir; hükümdarlık iyi değildir.

  17. جہاں میں عام پیغامِ شہِ احمد رضا کر دیں

    پلٹ کر پیچھے دیکھیں پھر سے تجدیدِ وفا کر دیں

    Şah Ahmed Rıza’nın mesajını dünyaya yayalım; dönüp geriye bakalım ve vefamızı yeniden tazeleyelim.

  18. ہر گلِ گلستاں معطر ہے

    جانِ گلزار کے پسینے سے

    Gül bahçesinin her gülü, bahçenin canı olanın teriyle kokuludur.

  19. نا سمجھ مرتے ہیں زندگی کے لئے

    جینا مرنا ہے سب کچھ نبی کے لئے

    Anlayışsızlar hayat için ölür; yaşamak da ölmek de, her şey Nebî içindir.

  20. اخترِ قادری خلد میں چل دیا

    خلد وا ہے ہر اک قادری کے لئے

    Kâdirî Ahter cennete gitti; cennet her Kâdirî’ye açıktır.

  21. میں بھی گزرا ہوں دورِ الفت سے

    مت سنا مجھ کو پیار کی باتیں

    Ben de sevginin devrinden geçtim; bana sevgi sözleri söyleme.

  22. زیب و زینِ خاک و فخرِ خاکیاں

    زینتِ عرشِ معلیٰ آپ ہیں

    Toprağın süsü ve güzelliği, topraktan yaratılanların övüncü, yüce Arş’ın ziyneti sizsiniz.

  23. کیا مدینہ کو ضرورت چاند کی

    ماہِ طیبہ کی ہے ہر سو چاندنی

    Medine’nin aya ne ihtiyacı var? Her yanda Tayyibe’nin ayının ışığı var.

  24. یا رسول اللہ از رحمت نگر

    در بقیعِ پاک خواہم مستقر

    Yâ Resûlallah, rahmetle nazar et; pak Bakî’de karar kılmak isterim.

  25. سجدۂ سر ہے سوئے کعبہ

    سجدۂ دل ہے سوئے محمد صلی اللہ علیہ وسلم

    Başın secdesi Kâbe’ye doğrudur; gönlün secdesi Muhammed’e ﷺ doğrudur.

  26. تم ہو قوامِ زندگی تم سے ہے زندگی بنی

    تم سے کہے ہے زندگی روحِ رواں تم ہی تو ہو

    Hayatın dayanağı sizsiniz, hayat sizinle var oldu; hayat size der ki: Bana can veren ruh ancak sizsiniz.

  27. اٹھا جو اخترِ خستہ جہاں سے کیا غم ہے

    مجھے بتاؤ عزیزو! کسے ممات نہیں

    Bitkin Ahter dünyadan göçtüyse ne gam? Söyleyin bana, ey azizler! Kime ölüm yok ki?

  28. اے خدا کو دیکھنے والے نبی

    کون سی شے تجھ سے عالم میں چھپی

    Ey Allah’ı gören Nebî! Âlemde senden gizli kalan ne var?

  29. گنہگارو نہ گھبراؤ کہ اپنی

    شفاعت کو شفیع المذنبیں ہے

    Ey günahkârlar, telaşlanmayın; bize şefaat etmek için günahkârların şefaatçisi vardır.

  30. مسلکِ اعلیٰ حضرت سلامت رہے

    ایک پہچان دینِ نبی کے لئے

    A’lâ Hazret’in yolu selâmette kalsın; o, Nebî’nin dini için bir alâmettir.

  31. جہاں میں ان کی چلتی ہے وہ دم میں کیا سے کیا کر دیں

    زمیں کو آسماں کر دیں ثریا کو ثریٰ کر دیں

    Dünyada onun hükmü geçer; bir anda her şeyi başka bir hâle getirir: yeri gök yapar, Süreyyâ yıldızını toprak eder.

  32. سب کی نظر ہے سوئے کعبہ

    کعبہ تکے ہے روئے محمد صلی اللہ علیہ وسلم

    Herkesin bakışı Kâbe’ye doğrudur; Kâbe ise Muhammed’in ﷺ yüzüne bakar.

  33. سارے چمن میں کس کی خوشبو

    خوشبو ہے خوشبوئے محمد صلی اللہ علیہ وسلم

    Bütün bahçede kimin kokusu var? O koku, Muhammed’in ﷺ kokusudur.

  34. تم نے اچھوں پہ کیا ہے خوب فیضانِ جمال

    ہم بدوں پر بھی نگاہِ لطف سلطانِ جمال

    İyilere cemâlinizin feyzini bolca saçtınız; biz kötülere de lütufla bakın, ey güzellik sultanı.

  35. وجہِ نشاطِ زندگی راحتِ جاں تم ہی تو ہو

    روحِ روانِ زندگی جانِ جہاں تم ہی تو ہو

    Hayatın sevinç sebebi, canın huzuru ancak sizsiniz; hayatın can veren ruhu, âlemin canı ancak sizsiniz.

  36. طوقِ تہذیبِ فرنگی توڑ ڈالو مومنو!

    تیرگی انجام ہے، یہ روشنی اچھی نہیں

    Ey mü’minler, Frenk medeniyetinin boyunduruğunu kırın! Sonu karanlıktır; bu aydınlık iyi değildir.

  37. جو پے سوال آئے مجھے دیکھ کر یہ بولے

    اسے چین سے سلاؤ کہ یہ بندۂ نبی ہے

    Sorgu için gelenler beni görünce şöyle desinler: Onu huzur içinde uyutun, çünkü o Nebî’nin kuludur.

  38. ذکرِ سرکار بھی کیا آگ ہے جس سے سنّی

    بیٹھے بیٹھے دلِ نجدی کو جلا جاتے ہیں

    Efendimizin zikri ne ateştir ki Sünnîler onunla, oturdukları yerde Necdî’nin kalbini yakıp geçerler.

  39. وہ جہان بھر کے داتا مجھے پھیر دیں گے خالی

    مری توبہ اے خدا! یہ مرے نفس کی بدی ہے

    Bütün âlemin cömert vereni beni eli boş mu çevirecek? Tövbe ederim, Allah’ım! Bu, nefsimin kötülüğüdür.

  40. آتشِ دوزخ بجھانے کے لئے

    تیز تر نارِ محبت کیجئے

    Cehennem ateşini söndürmek için muhabbet ateşini daha da harlayın.

  41. یہاں بھی ان کی چلتی ہے، وہاں بھی ان کی چلتی ہے

    مدینہ راجدھانی ہے، دو عالم پر حکومت ہے

    Burada da onun hükmü geçer, orada da onun hükmü geçer; Medine başkenttir, iki âleme hükmeder.

  42. رات میری دن بنے ان کی لقائے خیر سے

    قبر میں جب ان کی طلعت جگمگائے خیر سے

    Kabirde onun yüzü hayırla parladığında, onunla hayırlı buluşmamla gecem gündüze dönsün.

  43. هذا أخترُ أدناكم

    ربّي أحسنَ مثواهُ

    Bu Ahter, sizin en naçizinizdir; Rabbim onun durağını güzel kılsın.

Beyitler ve İngilizce çevirileri, kitaptaki sırasıyla ve menkıbeler dışarıda bırakılarak, Muhammad Afthab Cassim’in Sefîne-i Bahşiş’ten elli beyit üzerine yazdığı şerh 50 Rays of Luminosity’den alınmıştır. Aralarına üç Arapça ve bir Farsça beyit, onun bütün divanı İngilizceye çevirdiği The Ark of Salvation’daki İngilizce karşılıklarıyla birlikte yerleştirilmiştir. Türkçe karşılıklar, bu İngilizce çeviriler esas alınarak beyitlerin asıllarından tarafımızca yapılmıştır.37

Bareilly, 1439/2018

Vefatı ve cenazesi

Uzun bir hastalığın ardından Tâcü’ş-Şerîa رحمه الله, 20 Temmuz 2018 Cuma, 6 Zilkade 1439’da, müezzin akşam ezanını okurken Bareilly’de vefat etti.38

Pazar sabahı tabutu İmam Ahmed Rıza Han Dergâhı’ndan İslâmiye Meydanı’na taşındı. Cenaze namazını, meydanı ve çevresindeki yolları dolduran bir kalabalığın önünde oğlu kıldırdı; her dinden insanlar saygılarını sunmak için evlerinin damlarında ayakta durdu. Bu dergâhın yanına defnedildi; bugün orada Tâcü’ş-Şerîa Dergâhı bulunmaktadır.39

Tâcü’ş-Şerîa Dergâhı’nın içi: yeşil ve altın renkli bir örtünün üzerinde pembe ve kırmızı gül yapraklarıyla örtülü kabri; üstünde çiçek dizileri ve altın harflerle adı, Muhammed Ahter Rıza Han Kâdirî Ezherî, yazılı siyah bir levha.
Bareilly Şerif’teki Tâcü’ş-Şerîa Dergâhı’nda kabri.

Şam, Bağdat, Mekke, Beyrut, Abu Dabi, İstanbul, Moritanya, Somali ve Endonezya’dan taziye mesajları geldi.40

إِنَّ اللَّهَ لَا يَقْبِضُ الْعِلْمَ انْتِزَاعًا يَنْتَزِعُهُ مِنَ الْعِبَادِ، وَلَكِنْ يَقْبِضُ الْعِلْمَ بِقَبْضِ الْعُلَمَاءِ

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “Allah ilmi, kullarından çekip almak suretiyle kaldırmaz; ilmi, âlimleri almak suretiyle kaldırır.”

Abdullah b. Amr’dan · Sahîh-i Buhârî 100

Bareilly · İstanbul

Halefi

Halefi, oğlu Kâid-i Millet Müftü Muhammed Asjad Rıza Han حفظه الله olmuştur. Tâcü’ş-Şerîa ona 2004’te Kâdirî Rızavî tarikatında icâzet ve hilâfet vermiş ve onu halefi olarak tayin etmişti.41

2019 baharında Hindistan Şer‘î Konseyi (Sharee Council of India) âlimleri, Kâid-i Millet’i babasının yerine Kâdılkudât fi’l-Hind, yani Hindistan Başkadısı olarak seçtiler.42 Babası gibi o da Hindistan Büyük Müftüsü olarak bilinir.43 2019’dan bu yana Jamiatur Raza’nın müdürüdür;44 Bareilly’deki Merkezî Dârulifta’yı yönetmekte ve İmam Ahmed Rıza Han’ın kurduğu teşkilat olan Tüm Hindistan Jamaat Raza-e-Mustafa’nın genel başkanlığını yürütmektedir.41

Kâid-i Millet, 7 Temmuz 2024’te, onun himayesinde çalışan Jamiaturraza İstanbul’un açılışını yaptı.45

Kaynaklar

  1. Ĥayāt, s. 6. Wikipedia dahil bazı kaynaklar 23 Kasım 1943 tarihini verir; kurumunun biyografileri ise hicrî tarihle uyuşan 1942 yılını verir. 1 numaralı atfa dön

  2. Ĥayāt, s. 6–8. 2 numaralı atfa dön

  3. Ĥayāt, s. 16, 22. 3 numaralı atfa dön

  4. Ĥayāt, s. 17, 22. 4 numaralı atfa dön

  5. Sawāniĥ, s. 47–49. Yazılı tayin belgesinin tıpkıbasımı Sīrat-e Tāj al-Sharīʿah, s. 13’te yer alır. 5 numaralı atfa dön

  6. Ĥayāt o Taşnīfī Khidmāt, s. 26; Sawāniĥ, s. 64. 6 numaralı atfa dön

  7. C. 1 (Bareilly: Markaz al-Dirāsāt al-Islāmiyyah, Jāmiʿat al-Riđā, Safer 1438 / Kasım 2016) — archive.org; on cildin toplamı muftiasjadraza.com sitesinden, 2022. 7 numaralı atfa dön

  8. Sawāniĥ, s. 133. 8 numaralı atfa dön

  9. Sawāniĥ, s. 128–129. 9 numaralı atfa dön

  10. The Muslim 500, 2018 baskısı: “2006’da Hindistan Müslümanlarının Başkadısı makamına da tayin edildi” — arşivlenmiş kopya. 10 numaralı atfa dön

  11. “Grand Mufti of India”, Wikipedia. 11 numaralı atfa dön

  12. “Bareilly cleric among world’s most influential Muslims”, The Times of India, 8 Ağustos 2016. 12 numaralı atfa dön

  13. Sawāniĥ, s. 63–64. 13 numaralı atfa dön

  14. Ĥayāt o Taşnīfī Khidmāt, s. 31. 14 numaralı atfa dön

  15. Sawāniĥ, s. 78; Sunnī Duniyā (Bareilly), Ocak 2012’den naklen. 15 numaralı atfa dön

  16. Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah: Mufti Akhtar Raza Khan (yak. 2010); yazar bunu 2009’da Mina’da ve Cidde’de bizzat görmüştür — scribd.com. 16 numaralı atfa dön

  17. Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah; Sawāniĥ, s. 63–64. 17 numaralı atfa dön

  18. Sawāniĥ, s. 66–71. 18 numaralı atfa dön

  19. 13 Eylül 1986’da Bombay’daki Minara Mescidi’nde yaptığı konuşma; Saʿūdī Ĥukūmat kī Kahānī, Akhtar Riđā kī Zubānī (Bareilly, h. 1407), s. 3–8 adıyla basılmış ve Ĥayāt o Taşnīfī Khidmāt, s. 26–31’de tam metin olarak aktarılmıştır. 19 numaralı atfa dön 19 numaralı atfa dön

  20. Sawāniĥ, s. 60–62. 20 numaralı atfa dön

  21. Diyār-e Árab, s. 4–5, 10–13. 21 numaralı atfa dön 21 numaralı atfa dön

  22. Diyār-e Árab, s. 21, 24–27; Sawāniĥ, s. 85–86. 22 numaralı atfa dön

  23. Şawt al-Azhar, Mayıs 2009; Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah içinde yeniden yayımlanmıştır. 23 numaralı atfa dön

  24. Diyār-e Árab, s. 15–18, 21–23; Sawāniĥ, s. 79–85. 24 numaralı atfa dön 24 numaralı atfa dön

  25. Diyār-e Árab, s. 4–5, 10–13, 32–33; Mawlana Ashiq Hussain Kashmiri, Huzoor Taj al-Shari’ah’s Trip to Istanbul 2014 (PDF). 25 numaralı atfa dön

  26. Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah. 26 numaralı atfa dön

  27. Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah; yazar, müftünün 2009 haccı sırasında Cidde’de söylediği sözleri aktarır. Müftünün 2008’deki Bareilly ziyareti için: Sawāniĥ, s. 80. 27 numaralı atfa dön

  28. Mawlana Ashiq Hussain Kashmiri, Huzoor Taj al-Shari’ah’s Trip to Istanbul 2014, çev. Muhammad Kalim (PDF), s. 1–2. Cübbeli Ahmet Hoca metinde “Shaykh Mahmood Cubbeli”, dipnotunda ise “Shaykh Ahmad Cubbeli, a Murid, Student and Khalifa of Shaykh Mahmood Effendi” diye anılır. Ziyaret, heyet Medine’den döndükten bir buçuk-iki ay sonra, bir Avrupa seyahatiyle birlikte kararlaştırıldı. Basılı sayfa numaraları PDF’in sayfa numaralarından bir eksiktir. 28 numaralı atfa dön

  29. Kashmiri, Trip to Istanbul, s. 2. 29 numaralı atfa dön

  30. Kashmiri, Trip to Istanbul, s. 2–3. Cevaplar şunlardı: birlik için, Abdullah b. Mes‘ûd’dan naklettiği “Bu ümmetin sonu, ancak evvelini ıslah eden şeyle ıslah olur” hadisi; Müslümanlar arasındaki hayat için Fetih 48:29; Hindistan’da bilinen şekliyle zekât nisabı; namazın kısaltılması için 92 km. 30 numaralı atfa dön

  31. Kashmiri, Trip to Istanbul, s. 3–4. 31 numaralı atfa dön

  32. Kashmiri, Trip to Istanbul, s. 4 ve dn. 2: Tâcü’ş-Şerîa başka bir odada yemek yiyordu; döndüğünde cevapları Cübbeli Ahmet Hoca’ya teyit etti. 32 numaralı atfa dön

  33. Ţāriq Anwar Mişbāĥī, Ĥużūr Tāj al-Sharīʿah: ʿArabī Taşānīf kā Taʿāruf (2018) ve Ĥayāt, s. 26–32. 33 numaralı atfa dön

  34. Ţāriq Anwar Mişbāĥī’nin kataloğu (2018). 34 numaralı atfa dön

  35. Munawwar Ateeq, A Man Among the Men of Allah. Yazar yayınevlerini Dār al-Sanābil (Damascus) ve Dār al-Ĥāwī (Beirut), takriz yazanları ise Şeyh Mahmûd el-Hût en-Nebhânî (Halep), Seyyid Yûsuf el-Hâşimî el-Hasenî (Beyrut), Seyyid Yûsuf Hâşim er-Rifâî (Kuveyt), Şeyh Sa‘deddin el-Murâd (Cidde), Şeyh Mûsâ Abduh Yûsuf el-İshâkî ve Muhammed Nâzım Ali Misbâhî olarak zikreder. 35 numaralı atfa dön

  36. Sawāniĥ, s. 132; Safīna-e Bakhshish maʿ Rūĥ al-Fuʾād bi-Dhikrā Khayr al-ʿIbād (2018), archive.org; Ţāriq Anwar Mişbāĥī, Ĥużūr Tāj al-Sharīʿah: ʿArabī Taşānīf kā Taʿāruf (2018). 36 numaralı atfa dön

  37. İngilizcesi: Muhammad Afthab Cassim Qaadiri, 50 Rays of Luminosity from Sayyidi Taajush Shariah’s Poetry (Durban: Imam Mustafa Raza Research Centre), 1, 3–18, 20–26, 30, 34–39, 42–46 ve 48–50 numaralı bölümler (“ray”) (s. 24–202); 47. bölüm 12. bölümün tekrarıdır; 2, 19, 27–29, 31–33, 40 ve 41. bölümler ise menkıbedir. Arapça ve Farsça beyitler için aynı müellifin Safina e Bakhshish: The Ark of Salvation (Durban: Imam Mustafa Raza Research Centre, 2020; archive.org), s. 28, 35, 36 ve 218. Her beytin asıl metni The Ark of Salvation’ın sayfa görüntülerinden aktarılmıştır. 37 numaralı atfa dön

  38. Ĥayāt, s. 39; Patrika (Bareilly), 21 Temmuz 2018. 38 numaralı atfa dön

  39. Hindustan (Hintçe günlük gazete), Bareilly, 22 Temmuz 2018 — livehindustan.com. 39 numaralı atfa dön

  40. Taziye mesajları, Arapça asıllarıyla birlikte muftiakhtarrazakhan.com adresinde yer almaktadır. 40 numaralı atfa dön

  41. “Biography”, muftiasjadraza.com (Müftü Asjad Rıza Han’ın resmî sitesi). 41 numaralı atfa dön 41 numaralı atfa dön

  42. Abu Yusuf Muhammad Qadiri, Qāđī al-Quđāt kā Intikhāb Lāʾiq-e Şad Iftikhār ʿAmal (Urduca), s. 1–2 — archive.org; The Times of India, 2 Nisan 2019. 42 numaralı atfa dön

  43. “Clerics urge 5 lakh gathered for Aala Hazrat Urs to ignore fringe elements”, The Times of India, 2022. 43 numaralı atfa dön

  44. “The Principal”, jamiaturraza.com. 44 numaralı atfa dön

  45. “Istanbul, Türkiye: Inauguration of Jamiatur Raza Istanbul, 7th July 2024”, muftiasjadraza.com. 45 numaralı atfa dön

Kısaltmalar ve kaynakça

Ĥayāt
Shīrāz Aĥmad al-Niżāmī al-Azharī, Ĥayāt al-Shaykh Tāj al-Sharīáh al-Azharī (Bareilly: Dār al-Malik, 1440/2019), Arapça, 40 sayfa. Sayfa numaraları basılı nüshaya göredir. — archive.org
Diyār-e Árab
Ghulām Jābir Shams Mişbāĥī, Ĥużūr Tāj al-Sharīáh Diyār-e Árab meiñ: Asfār o Muĥāđarāt aur Khidmāt o Athrāt (Karachi: Taj al-Shari’ah Foundation, çevrimiçi baskı), Urduca, 55 sayfa. Görgü tanıklarının anlatımlarından oluşan bir derleme. Sayfa numaraları basılı nüshaya göredir. — archive.org
Sawāniĥ
Muĥammad Yūnus Riđā Uwaysī, Sawāniĥ-e Tāj al-Sharīʿah, Urduca, 249 sayfa. Kendisi hayattayken yazılmıştır (içindeki bir takriz 30 Mart 2018 tarihlidir). — archive.org
Ĥayāt o Taşnīfī Khidmāt
Muĥammad Áţā’ al-Nabī Ĥusaynī Mişbāĥī, Tāj al-Sharīʿah: Ĥayāt o Taşnīfī Khidmāt (Nepal: Fakhr-e Millat Foundation), Urduca. 1986’daki tutuklanmasına dair kendi beyanını tam metin olarak aktarır. — archive.org

Son güncelleme 1 Kasım 2026